Gündem

Aydemir: “Kuraklık değil, tarım politikaları felaket”

DEVA Partisi Sektörel Politikalar Başkanı Birol Aydemir, yaptığı yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Anadolu tarımını kurtarmak için acilen tedbirler alınması gerekiyor. Aksi takdirde Tarım Bakanı, insanlığın tarımı icat ettiği binlerce yıldır çift sürülen memleketimizde ‘Anadolu tarımını bitiren bakan’ olarak anılacaktır” dedi.

Kuraklığın kapıyı kırdığını, hasatların yapılamadığını söyleyen Aydemir bu durumun etkilerini şu sözlerle anlattı:

“Kuraklık, yakın zamanda vatandaşın mutfak faturalarında hissedilecek bir aşamaya geldi. Geçtiğimiz ekimde ve kasımda yağışlarda meydana gelen yüzde 53’lük azalmanın etkisiyle verim kaybının yüzde 50’lileri aşamasından endişe ediliyor. Türkiye Ziraat Odaları Birliği; buğday, arpa, nohut, kırmızı mercimek ve yeşil mercimekte verim kayıpları yaşanacağı konusunda uyarıyor.”

‘Tarımda alarm zilleri: Parasıyla bile ithalat yapamayabiliriz’

“Mercimek ve buğday hasatlarında bu durumu görüyoruz. Toprak Mahsulleri Ofisi ile Ziraat Odaları Birliği’nin verileri, bu sezon buğday haşatında 1 ila 3 milyon ton dolaylarında azalma yaşanacağını söylüyor. Kuraklık hem çiftçimizin gelir durumunu hem de gıda üretimini etkilerken, bir yandan da Covid-19 salgınının gıda arz güvenliği üzerindeki tehdidi sürüyor. Tarımda alarm zilleri çalıyor. Yani parasıyla da olsa ihtiyaç duyduğumuz tarımsal ürünleri ithal edebileceğimiz ülke bile bulamayabiliriz.”

‘Rus çiftçisine bağımlılığımızı azaltmalıyız’

“Yılda ortalama 20 milyon ton buğday üretirken, 10 milyon ton buğday ithal ediyoruz. Bu ithalatın yaklaşık yüzde 75’i Rusya’dan yapılıyor. Sağlıklı bir tarım politikası neticesinde hem artan nüfusu beslemek hem de Rus çiftçilere bağımlılığımızı azaltmak için her sene buğday üretimimizin artması gerekiyor.”

‘Hem fiyatlar dolar bazında yükseliyor hem de TL eriyor’

“Rusya’nın buğday satışlarına kısıtlamalar ve vergiler getirdiği bugünlerde buğdayın tonu 285-300 dolara satılıyor. Pandemi döneminde bazı ülkelerin stok yapması, bazı ülkelerin de buğday satışına sınırlama getirmesi fiyatları yükseltiyor. Dolar da Türk lirası karşısında yükseliyor. Hem gıda fiyatları artıyor hem de mutfağa giren ürün eksiliyor.”

‘Kuraklığın etkilerini azaltmak elimizdedir’

“Kuraklık sadece yağış oranlarına yüklenebilecek bir doğal afet değil. Bugünlerin geleceği yirmi yıldır öngörülüyordu. Yağışların devamlılığını sağlayarak su arzını artırmak elimizde olmasa da kuraklıktan kaynaklanan olumsuz etkileri azaltmak elimizdedir.”

Kuraklığın olumsuz etkilerinin azaltılması için düşen yağıştan yararlanma, kullanılabilir su kapasitesinin arttırılması, etkin su yönetimi, toprağa düşen yağışın yeraltına sızdırılması, kaynakların kirletilmeden sürekli kullanımın sağlanması ve kurak koşullara uygun iyi tarım uygulamaların geliştirilmesi gerektiğini belirten Aydemir üreticiye sahip çıkmak için alınması gereken beş acil tedbir olduğunu söyledi:

‘Sıfır faizli işletme kredisi’

“Çiftçimizin yeni dönem ekilişlerinde gerekli olan tohum, mazot, gübre ve zirai ilaç gibi girdiler alımı için sıfır faizli işletme kredisi imkânı sağlanmalıdır.”

‘Gübre fiyatları düşürülmeli’ 

“Tarım Kredi Kooperatiflerinin sattığı gübre fiyatı düşürülerek en büyük girdi kalemi hafifletilmeli, çiftçimizin ve tüketicimizin cüzdanı rahatlatılmalıdır.”

‘Elektrik faturası hafifletilmeli’

“Kuraklık yaşayan bölgelerdeki çiftçimizin elektrik faturası hafifletilmeli, yapılan destek miktarı artırılmalıdır.”

‘Çiftçi borçları ertelenmeli’

“Kuraklığa maruz kalan alanlardaki çiftçilerimizin tarım kredi kooperatifi ve bankaya olan kredi borçları acilen faizsiz olarak en az bir yıl ertelenmelidir.”

‘Daha fazla destek’

“Gübre ve mazot desteği olarak dönüm başına ödenen meblağlar, günümüz girdi maliyetleri ile karşılaştırıldığında ‘komik’ diye nitelendirilebilir. Bu destekler ile çiftçimize acilen rahat bir nefes aldırılmalıdır.”

İktidara ‘Bu memleketin suyunu heba etmeyin’ diye seslenen Aydemir, kuraklıkla uzun vadede mücadele etmek için uygulanması gereken on bir politikayı ise şöyle sıraladı:

‘Sulamada basınçlı sistem’

“Tarımdaki sulamalarda basınçlı sisteme geçilmeli, damla sulama sistemleri genişletilmelidir. Kapalı sistemlerde su taşıması yapılmalıdır.”

‘Sulu tarım alanları genişletilmeli, çiftçinin aklıyla dalga geçilmemeli’

“Buğday üretiminin yaklaşık yüzde 80’i yağmura muhtaç bir şekilde yapılıyor. Çiftçileri yağmurun yağma ihtimaline muhtaç bırakıp ardından ‘Hava durumu da mı bizim suçumuz’ denilmemeli, çiftçimizin aklıyla dalga geçilmemelidir.”

‘GAP, KOP, DAP gibi yatırımlar süratle tamamlanmalı’

“Kapalı sulama kanalı sistemine geçilmeli ve basınçlı sulama sistemleri yaygınlaştırılmalıdır. Bu kapsamdaki kredilere sıfır ya da düşük faiz uygulanmalı ve ödeme süresi projenin uygulama ve getiri durumuna göre ayarlanmalıdır.”

‘Kuraklığa dayanaklı tohumlar geliştirilmeli’

“Laboratuvar araştırmaları ile kuraklığa karşı dayanıklı tohumlar geliştirilmelidir. Su kısıtı olduğu tespit edilen alanlarda ürün deseni, su kullanımının azaltılmasını sağlamak amacıyla belirlenmelidir. Bu havzalarda modern yağmurlama ve damlama sulama gibi uygun sulama sistemi ve az su tüketen bitkilerin daha fazla desteklenmesi için teşvikler uygulanmalıdır”.

‘Teknolojiden yararlanılmalı’

“Uzaktan Algılama ve Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Üretim Tahmin Sistemi kullanımına dayalı olarak tarımsal rekolte izleme sistemi kurulmalıdır. Hasar ve mahsul kayıpları için raporlama, iklimsel etkiler ve/veya bazı hastalıklara bağlı gelişimler ve riskler için ise erken uyarı sistemi oluşturulmalıdır.” 

‘Arazi kullanım planları yapılmalı’

“Doğal özellikleri, toprak ve su potansiyeli ve sosyoekonomik yapısı gözetilerek arazi kullanım planları yapılmalıdır. İşlenen tarım alanları ve meraların kullanımında toprak erozyonu, toprak sıkışması, topraktaki yarayışlı suyun kaybı gibi arazi bozulmalarına neden olan yanlış kullanımlar önlenmelidir.”

‘Gölet ve barajlar tamamlanmalı’

“Potansiyel su tutma kapasitesinin kısa sürede artırılmasına yönelik olarak ülke genelinde inşaatına devam edilen tarımsal kuraklık riski bulunan bölgelerdeki gölet ve barajlar öncelikli olarak yapılmalı veya tamamlanmalıdır.” 

‘Tarım Bilgi Sistemi’

“İklim değişikliğinin tarım üzerindeki etkilerini belirleyen araştırma programları ile öncelikle buğday, ayçiçeği, pamuk, nohut, mercimek, kayısı, incir, zeytin, patates, domates ürün çeşitleri olmak üzere diğer ürünleri de kapsayacak şekilde iklim, fenoloji ve topoğrafya veri tabanı oluşturulmalıdır. Bunlar, Tarım Bilgi Sistemine dahil edilmelidir.”

‘İklim değişikliği projeksiyonları’

“Tüm havzalarda yeraltı ve yüzey suyu değişimi belirlenmelidir. Böylece içme ve kullanma suyu, tarım, sanayi, ekosistem ana sektörleri için planlamalar yapılmalıdır. İklim-su veri tabanı oluşturulmalıdır.” 

‘Havza yönetimine geçiş’

“Havza temelli kuraklık yönetim planları hayata geçirilmeli ve tüm havzalar için kuraklık yönetim planları hazırlanmalıdır.”

‘Tarımda sigorta’

“Tarım sigorta primi ve kuraklık tespiti konusuna düzenlemeler yaparak sigortalılık teşvik edilmeli ve buradaki mağduriyetler giderilmelidir.”


Hibya Haber Ajansı

Etiketler

Berkan Yıldırım

1992 doğumlu. Eskişehir Üniversitesi Radyo Televizyon ve Sinema bölümü 3. sınıf öğrencisi. 2 yıldır çeşitli dergilerde editörlük görevi yapmaktadır. En büyük hayali ulusal bir gazetede editörlük görevine devam etmek.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı